Teksas Üniversitesi araştırmacıları, kanser hücrelerinin şekere olan yüksek bağımlılığını ölümcül bir zayıflığa dönüştüren deneysel bir bileşik geliştirdi.
19 Ağustos 2026 - 16:15
KANSER HÜCRELERİNİ KENDİ YAKITIYLA VURAN DENEYSEL İLAÇ GELİŞTİRİLDİ
XJ-4-85 adlı bileşik, hücrelerin şeker tüketimini hızlandırırken yağlardan enerji üretmesini engelleyerek tümör metabolizmasını iki yönden baskılıyor.
Kanser hücreleri hızlı büyüyebilmek için normal hücrelerden daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor ve glikozu yoğun biçimde kullanıyor. Bilim insanları, kanser hücrelerini şekerden mahrum bırakmak yerine glikoz tüketimini aşırı derecede hızlandırarak metabolik dengesizlik oluşturmayı amaçladı.

İKİ ENERJİ KAYNAĞI AYNI ANDA HEDEF ALINDI
XJ-4-85, ilk olarak glikozun enerjiye dönüştürülmesinde görev yapan PFKL enzimine bağlanarak enzimin çalışmasını hızlandırıyor. Ardından serbest bıraktığı ikinci bileşenle, yağ asitlerinden enerji üretilmesini sağlayan CPT2 enzimini engelliyor. Kanser hücresi böylece bir taraftan normalden fazla şeker tüketmeye zorlanırken diğer taraftan alternatif yakıt olarak yağları kullanamıyor.
FARELERDE TÜMÖR BÜYÜMESİNİ BASKILADI
Agresif melanom modeli kullanılan fare deneylerinde XJ-4-85’in tümör büyümesini baskıladığı ve kanser hücrelerini sağlıklı hücrelere kıyasla daha seçici biçimde hedeflediği açıklandı. Araştırmacılar, deneylerde kullanılan dozlarda belirgin bir toksisite gözlemlemediklerini bildirdi. Çalışmanın sonuçları Nature Chemical Biology dergisinde yayımlandı.

FARKLI KANSER TÜRLERİNDE TEST EDİLDİ
Laboratuvar deneylerinde bileşiğin melanomanın yanı sıra lösemi, meme kanseri, akciğer kanseri, karaciğer kanseri ve nöroblastom hücreleri üzerinde de etkili olduğu görüldü. Ancak bu sonuçlar, yöntemin söz konusu kanser türlerini insanlarda tedavi ettiği anlamına gelmiyor.
ANTİKOR BAZLI İLAÇLARA KİMYASAL ALTERNATİF
Araştırmacılar yeni yaklaşımı, kanser hücresine ilaç taşıyan antikor-ilaç konjugatlarının tamamen kimyasal bir karşılığı olarak tanımladı. “Elektrofil-ilaç konjugatı” adı verilen küçük moleküllü yapı, antikorlardan farklı olarak hücrenin içine girerek hücre içindeki proteinleri de hedefleyebiliyor. Daha küçük ve basit yapısı, üretim sürecini de kolaylaştırabilir.
19 Ağustos 2026 - 16:48
19 Ağustos 2026 - 14:28
19 Ağustos 2026 - 14:05
16 Ağustos 2026 - 21:20
16 Ağustos 2026 - 20:29
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP