Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, meydana gelen depremlerin hep olabileceğini ancak büyük momentli bir deprem oluşturacak uzunlukta tek parça bir fay bulunmadığını söyledi.
04 Ekim 2026 - 18:26
ŞENER ÜŞÜMEZSOY'DAN ADANA VE OSMANİYE DEPREMLERİ SONRASI AÇIKLAMA: BÜYÜK DEPREM OLMAZ
Adana ve Osmaniye peş peşe meydana gelen depremlerle sallandı. Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 17 dakika arayla 4.8 ve 4.9 büyüklüğünde iki deprem kaydedilirken, ikinci sarsıntıdan yalnızca 7 dakika sonra Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yaşanan hareketliliği değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fayların yapısına dikkat çekerek çok sayıda deprem meydana gelebileceğini ancak büyük momentli bir deprem oluşturacak uzunlukta tek parça bir fay bulunmadığını söyledi.
ADANA 17 DAKİKA ARAYLA İKİ KEZ SALLANDI
AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesindeki ilk deprem saat 14.19'da meydana geldi. 4.8 büyüklüğündeki sarsıntının derinliği 7.99 kilometre olarak ölçüldü. İlk depremden 17 dakika sonra, saat 14.36'da aynı bölgede bu kez 4.9 büyüklüğünde ikinci bir deprem kaydedildi. İkinci sarsıntının yerin 8.67 kilometre altında gerçekleştiği açıklandı.
Adana'daki ikinci depremden yalnızca 7 dakika sonra bu kez Osmaniye sallandı. Sumbas ilçesinde saat 14.43'te meydana gelen depremin büyüklüğü 5.2, derinliği ise 7 kilometre olarak açıklandı.
ÜŞÜMEZSOY: BU BÖLGEDE BÜYÜK DEPREMLER SÖZ KONUSU DEĞİL
Sözcü canlı yayınında depremleri değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Saimbeyli ve çevresindeki hareketliliğin daha önce de yaşandığını belirtti. Yaz aylarında Kozan'ın kuzeyi ile Saimbeyli çevresinde benzer depremlerin meydana geldiğini hatırlatan Üşümezsoy, bölgenin fay yapısına ilişkin daha önce de değerlendirmelerde bulunduğunu söyledi.
Üşümezsoy, Toroslar'ın batıya doğru hareket ettiği ve Elbistan'daki Çardak Fayı'nın devamında Savrun Fayı üzerinden 7 büyüklüğünde deprem meydana gelebileceği yönündeki görüşlere karşı çıkarak bölgede bu şekilde devam eden tek parça bir fay bulunmadığını savundu.
"BİRBİRİNİ KESEN ONLARCA FAY VAR"
Adana'nın kuzeyindeki bölgeyi "Çukurova'nın çatısı" olarak tanımlayan Üşümezsoy, buradaki yapının bir kubbeye benzediğini ifade etti. Bölgenin batısında Saimbeyli, doğusunda ise Çardak Fayı'nın bulunduğunu belirten Üşümezsoy'a göre fayların geometrisi büyük bir kırılmanın meydana gelebileceği kesintisiz bir yapı oluşturmuyor.
Üşümezsoy, bölgenin tek yönde hareket etmediğini, saatin tersi yönünde dönmeye benzer bir hareket nedeniyle fayların birbirini kestiğini söyledi. Ortaya çıkan yapıyı parçalanmış bir cama benzeten Üşümezsoy, birbirini kesen çok sayıdaki kısa fayın büyük deprem üretecek uzunluğa ulaşmadığını ifade etti.
"ÇOK SAYIDA DEPREM OLUR AMA BÜYÜK MOMENTTE DEPREM OLMAZ"
Fayın boyutuyla meydana gelebilecek depremin büyüklüğü arasında ilişki bulunduğunu anlatan Üşümezsoy, yaklaşık 50 kilometrelik bir fayın 6.5, 70-80 kilometre uzunluğundaki bir fayın ise 7 büyüklüğünde deprem üretebileceğini belirtti. Bölgedeki yaklaşık 10 kilometrelik fay parçalarının ise 6 civarında depremler meydana getirebileceğini söyledi.
Çukurova'nın kuzeyindeki havzada birbirini kesen çok sayıda fay bulunduğunu vurgulayan Üşümezsoy, "Bol bol deprem olur, çok sayıda deprem olur ama büyük momentte deprem olmaz noktasına geliyor." ifadelerini kullandı.
Üşümezsoy, 6 Şubat depremlerinden bu yana söz konusu havzada 5 büyüklüğü civarında çok sayıda deprem saydığını da belirtti. Hareketliliğin tek bir büyük fay üzerinde toplanmadığını, enerjinin çok sayıdaki farklı fay parçasında ortaya çıktığını savundu.
BÜYÜK DEPREM İÇİN FAYIN BOYUTUNA DİKKAT ÇEKTİ
Büyük bir depremin meydana gelebilmesi için büyük bir fay üzerindeki kilitli yüzeyin boyutunun önemli olduğunu belirten Üşümezsoy, çevrede meydana gelen daha küçük depremlerin bazı durumlarda bu yüzeyi kırarak 6, 6.5 veya 7 büyüklüğünde bir depreme dönüşebileceğini söyledi. Bunun anlaşılabilmesi için fayların nerede başlayıp nerede sona erdiğinin doğru şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sındırgı ve Simav çevresindeki fayları da örnek gösteren Üşümezsoy, sahadaki incelemelerde bazı fayların haritalarda düşünüldüğü gibi tek parça olmadığının görülebildiğini belirtti. Üşümezsoy'a göre deprem değerlendirmelerinde yalnızca iki boyutlu fay haritaları değil, arazideki jeolojik yapı ve kayaların kırılma mekanizması da dikkate alınmalı.
"BU BÖLGEDE YÜZLERCE DEPREM OLABİLİR"
Üşümezsoy, Saimbeyli ve çevresindeki hareketlilik konusunda daha önce yaptığı değerlendirmeyi yineleyerek bölgede çok sayıda sarsıntının yaşanabileceğini ancak büyük bir deprem beklemediğini söyledi. Üşümezsoy, "Bunun gibi yüzlerce deprem olacak ama büyük deprem gelmeyecek." ifadelerini kullandı.
01 Ekim 2026 - 17:04
30 Eylül 2026 - 07:56
29 Eylül 2026 - 22:49
24 Eylül 2026 - 18:54
24 Eylül 2026 - 18:22
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP