İran’dan Türkiye yönüne ateşlenen iki balistik mühimmatın etkisiz hale getirilmesi sonrası S-400 sistemlerinin neden kullanılmadığı sorusu da toplantıda yanıtlandı.
12 Mart 2026 - 12:27
İRAN’DAN GELEN FÜZELERİN İMHASI SONRASI MSB’DEN AÇIKLAMA: S-400 NEDEN DEVREYE GİRMEDİ
Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında son günlerde gündeme gelen balistik füze olayına ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulundu. İran’dan Türkiye yönüne ateşlenen iki balistik mühimmatın etkisiz hale getirilmesi sonrası S-400 sistemlerinin neden kullanılmadığı sorusu da toplantıda yanıtlandı.
Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir sistem içinde yürütüldüğünü belirterek tehdit durumuna göre en hızlı ve en uygun önleme aracının otomatik olarak devreye girdiğini bildirdi.
HAVA SAVUNMASI OTOMATİK SİSTEMLE ÇALIŞIYOR
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin hava savunma mimarisinin tehdit değerlendirmeleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildiği ifade edildi.
Açıklamada, Türkiye’nin NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu hatırlatılarak sistemin erken uyarı sensörleri, komuta kontrol merkezleri ve önleme füzelerinden oluştuğu belirtildi.
Balistik bir füze tespit edildiğinde müdahale süresinin son derece kısa olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçtiği ve ateşlediği aktarıldı. Türkiye’ye yönelen balistik füze tehdidine karşı da bu mekanizmanın devreye alındığı ve mühimmatın başarıyla imha edildiği bildirildi.
Toplantıda Adana’daki İncirlik Üssü hakkında yapılan değerlendirmelerde de üssün Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğu vurgulandı.
Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’na bağlı olarak görev yapan 10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’nın İncirlik’te konuşlu bulunduğu ifade edildi. Üste F-16 uçakları, tanker uçaklar ve insansız hava araçlarının bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, üssün mülkiyetinin Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğu ve üs komutanının Türk tuğgenerali olduğu belirtilirken, Amerikan askerlerinin bulunmasının burayı bir Amerikan üssü yapmadığı ifade edildi. Üste ayrıca İspanya, Polonya ve Katar’dan askeri personelin de bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

DOĞU EGE ADALARI İÇİN ANTLAŞMA VURGUSU
Bakanlık kaynakları, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Limni ve Kerpe adalarının Lozan ve Paris Barış Antlaşmaları kapsamında gayri askeri statüde olması gerektiği hatırlatıldı. Bu statünün antlaşmaların temel şartlarından biri olduğu ifade edilirken, söz konusu statünün ihlal edilmesinin hukuki sonuçlar doğurduğu belirtildi.
Yunanistan’ın adaların statüsünü değiştirmeye yönelik girişimlerinin hem hukuka aykırılık oluşturduğu hem de komşuluk ve müttefiklik ilişkilerine zarar verdiği vurgulandı. NATO müttefikleri arasında bu tür adımların kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik alınan tedbirler de gündeme geldi.
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalar sonrası oluşan füze ve drone tehdidine karşı KKTC’ye konuşlandırılan hava ve hava savunma unsurlarının caydırıcılığı güçlendirmek amacıyla devreye alındığı belirtildi.
Bu adımların hem KKTC’nin hem de Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacağı ifade edildi. Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör ülke olduğu hatırlatılarak Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir girişime izin verilmeyeceği bildirildi.

MALATYA’YA NATO PATRIOT SİSTEMİ KONUŞLANDIRILIYOR
Toplantıda ayrıca İran’dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmatın NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği açıklandı.
Yaşanan gelişmeler sonrası Türkiye’nin hava sahası güvenliğini artırmak amacıyla NATO ile yürütülen istişare mekanizmalarının devreye alındığı belirtildi.
Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı tarafından Almanya’nın Ramstein kentinden görevlendirilen bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya’ya konuşlandırıldığı bildirildi.
Açıklamada, NATO’nun müttefik ülkelerin hava sahasını ve topraklarını koruma iradesine sahip olduğu belirtilirken Türkiye’nin jeostratejik konumu ve güçlü ordusuyla ittifakın güneydoğu kanadında kritik rol üstlendiği ifade edildi. Atılan adımların hem Türkiye’nin hem de NATO’nun savunma ve caydırıcılık kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı vurgulandı.

10 Mart 2026 - 11:37
05 Mart 2026 - 17:22
05 Mart 2026 - 11:11
03 Mart 2026 - 15:45
02 Mart 2026 - 21:46
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP