AHA EXPO 2026 kapsamında konuşan Selçuk Bayraktar, savunma ve teknoloji şirketlerine birlik çağrısında bulundu.
09 Mayıs 2026 - 18:30
SELÇUK BAYRAKTAR’DAN SAHA EXPO 2026’DA “TEKNOLOJİK DAYANIŞMA İTTİFAKI” ÇAĞRISI
Türkiye’nin savunma sanayiindeki en büyük organizasyonlarından biri olan SAHA EXPO 2026 kapsamında konuşan Selçuk Bayraktar, savunma ve teknoloji şirketlerine birlik çağrısında bulundu. İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte “vizyon konuşması” yapan Bayraktar, “Sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmalıyız, gücümüzü birleştirmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Savunma, havacılık ve uzay sanayii alanında gerçekleştirilen fuarda konuşan Bayraktar, teknolojik bağımsızlığın yalnızca askeri güçle değil, yazılım, veri güvenliği ve dijital egemenlikle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

“BUGÜN SADECE BİR FUARDA DEĞİLİZ”
Konuşmasının başında Türk destanlarından Tepegöz hikâyesine değinen Bayraktar, bu anlatının günümüz dünyasına önemli mesajlar verdiğini belirtti.
Bayraktar, “Bugün burada sadece metalin ve yazılımın sergilendiği bir fuarda değiliz. İnsan kalmanın ve insanlık onuruyla hür şekilde var olmanın yol haritasını konuşmak üzere bir araya geldik.” dedi.
Yaklaşık 30 yıl önce insanlığa teknoloji merkezli bir ütopya sunulduğunu ifade eden Bayraktar, internetin sınırları kaldıracağı, bilginin dünyayı eşitleyeceği ve teknolojinin küresel barışı sağlayacağı yönünde bir anlayış oluşturulduğunu ancak bugün çok farklı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

“TEKNO-KAPİTALİST TAHAKKÜM EN BÜYÜK TEHDİT”
Selçuk Bayraktar, bağımsızlığı tehdit eden en büyük unsurun artık konvansiyonel ordular olmadığını belirterek, teknolojik bağımlılığın yeni bir küresel tahakküm modeli oluşturduğunu ifade etti.
Sosyal medya ve dijital platformların insan psikolojisini hedef alan algoritmalarla çalıştığını söyleyen Bayraktar, yapay zekânın insanların nörolojik zaaflarını analiz ederek öfke, korku ve bağımlılık üreten içerikleri öne çıkardığını dile getirdi.
“Merhameti olmayanın elindeki teknoloji ancak bir imha aracına dönüşür.” diyen Bayraktar, insanın merkezde olmadığı bir teknolojik düzenin büyük risk taşıdığını söyledi.

“İNSAN MAKİNELEŞİYOR”
İnsan ile makine arasındaki sınırın giderek silikleştiğini ifade eden Bayraktar, yalnızca makinelerin insanı taklit etmediğini, insanların da hızla makineleşen bir yapıya sürüklendiğini belirtti.
“Ruhsuz bir rasyonalizmin ve materyalizmin tahakkümü altındayız.” ifadelerini kullanan Bayraktar, teknoloji geliştirilirken vicdan, merhamet ve insan ruhunun denklem dışında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Teknolojinin insanlığa hizmet eden bir araç olması gerektiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin “insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya” olduğunu söyledi.

AKILLI CİHAZLAR VE VERİ GÜVENLİĞİ VURGUSU
Bayraktar, küresel teknoloji şirketlerinin insanların tüm hareketlerini takip eden büyük veri sistemleri kurduğunu ifade ederek, akıllı telefonlar, saatler ve iletişim ağlarının ciddi güvenlik riskleri oluşturabileceğini dile getirdi.
Bazı devletlerin son dönemde tedarik zincirlerine sızdırılan cihazlar üzerinden saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Bayraktar, teknoloji altyapılarında dışa bağımlılığın kritik risk oluşturduğunu söyledi.
Küresel teknoloji şirketlerini “tekno-feodalist yapılar” olarak nitelendiren Bayraktar, veri güvenliği ve dijital egemenlik konularının milli güvenliğin temel parçalarından biri haline geldiğini ifade etti.

“KENDİ TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİMİZİ KURMALIYIZ”
Yapay zekâ alanındaki küresel rekabete de değinen Selçuk Bayraktar, mevcut sistemlerin devasa işlem gücü ve veri merkezleri üzerine kurulu olduğunu ancak Türkiye gibi ülkelerin farklı bir yol izlemesi gerektiğini söyledi.
Bayraktar, insan beyninin düşük enerjiyle büyük bilimsel keşifler gerçekleştirdiğini belirterek, yapay zekâ çalışmalarında yalnızca ham işlem gücüne değil, semantik düşünce modellerine dayalı yeni yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Kendi açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosistemimizi kurmalıyız.” diyen Bayraktar, açık kaynak sistemlerin dijital bağımsızlık açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

KUANTUM ÇAĞI VE YENİ GÜVENLİK SİSTEMLERİ
Konuşmasının devamında kuantum teknolojilerine de değinen Bayraktar, gelecekte iletişim altyapılarının kuantum dirençli şifreleme sistemleriyle korunmasının zorunlu hale geleceğini ifade etti.
Verilerin tek merkezde toplanmasının büyük risk taşıdığını söyleyen Bayraktar, “Veri, kendi kurumlarımızda ve kendi sınırlarımız içinde kalmalı.” dedi.
Federe öğrenme sistemlerinin önemine dikkat çeken Bayraktar, algoritmaların merkezi veri depolamadan bağımsız şekilde çalışabileceği yeni modellerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

İŞ BİRLİĞİ ÇARISI YAPTI
Savunma sanayiinde faaliyet gösteren şirketlerin ortak hareket etmesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, kısa vadede bazı alanlarda dış kaynak kullanımının mümkün olduğunu ancak kritik altyapılarda bağımsızlık hedefinden vazgeçilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bayraktar, “Yapmamız gereken yepyeni bir kırılım yakalamaktır.” diyerek teknoloji alanında milli ve bağımsız çözümlerin geliştirilmesi için ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
08 Mayıs 2026 - 21:12
08 Mayıs 2026 - 16:25
08 Mayıs 2026 - 15:10
08 Mayıs 2026 - 11:07
07 Mayıs 2026 - 20:54
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP