Haber Bandı Teknoloji Yapay zeka yok olan türleri kurtarabilir
Yapay zeka yok olan türleri kurtarabilir

Yapay zekâ teknolojileri, yalnızca sanayi ve günlük yaşamda değil bilim dünyasında da yeni kapılar açmaya devam ediyor.

17 Haziran 2026 - 15:56

Yapay zeka yok olan türleri kurtarabilir

YAPAY ZEKÂ BİTKİ VE MANTAR TÜRLERİNİ YOK OLUŞTAN KURTARABİLİR

İngiltere merkezli Royal Botanic Gardens Kew (RBG Kew) tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, yapay zekânın bitki ve mantar araştırmalarını hızlandırarak biyolojik çeşitliliğin korunmasında kritik rol oynayabileceğini ortaya koydu.

400 BİLİM İNSANI KATKIDA BULUNDU

Yaklaşık 40 ülkeden 400 bilim insanının katkısıyla hazırlanan rapora göre yapay zekâ, yeni türlerin daha hızlı tanımlanmasını sağlarken, yüzyıllar öncesine ait örneklerden genetik verilerin çıkarılmasına da imkan tanıyor.

Araştırmacılar, milyonlarca örneğin dijital ortama aktarılması sayesinde daha önce yalnızca fiziksel arşivlerde bulunan verilere çevrim içi erişimin mümkün hale geldiğini belirtiyor. Bu durumun özellikle biyolojik çeşitlilik açısından zengin bölgelerdeki araştırmaları önemli ölçüde hızlandırdığı ifade ediliyor.

BİTKİ VE MANTARLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA

Bilim insanlarına göre bugüne kadar incelenen yaklaşık 70 bin bitki türünün yüzde 40'ı yok olma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Ayrıca henüz bilimsel olarak tanımlanmamış yaklaşık 100 bin bitki türünün daha var olduğu tahmin ediliyor.

Mantarlarda ise tablo daha dikkat çekici. Araştırmalara göre dünyada yaklaşık 2 milyon mantar türü bulunurken, bunların yüzde 90'ı henüz bilim dünyası tarafından tanımlanmış değil.

FAYDALI TÜRLER KEŞFEDİLMEDEN YOK OLABİLİR

RBG Kew Bilim Direktörü Prof. Alexandre Antonelli, her yıl yaklaşık 2 bin yeni bitki türünün keşfedildiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.

Antonelli, yeni ilaçların geliştirilmesinde veya tarım alanında kullanılabilecek bazı türlerin, keşfedilmeden önce yok olmuş olabileceğine dikkat çekti. Yapay zekâ destekli sistemlerin, özellikle ayırt edilmesi zor saz ve yosun türlerinde bazı uzmanlardan daha başarılı sonuçlar verebildiği aktarıldı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ DE TESPİT EDİLDİ

Raporda yer alan küresel bir çalışmada, çiçekleri tespit etmek üzere eğitilen bir yapay zekâ modeli yaklaşık 8 milyon dijital bitki örneğini analiz etti.

Analizler sonucunda son yüzyılda çiçeklenme dönemlerinin küresel ölçekte her on yılda ortalama 2,5 gün değiştiği belirlendi. Bilim insanları, sıcaklık artışı ve yağış düzenlerindeki değişim nedeniyle bazı bitkilerin daha erken, bazılarının ise daha geç çiçek açmaya başladığını tespit etti.

Araştırmacılar, bu değişimin bitkiler ile onları tozlaştıran canlılar arasındaki hassas ekolojik dengeyi etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

180 YILLIK MANTAR ÖRNEKLERİNDEN GENOM VERİSİ ELDE EDİLDİ

Yeni teknolojiler sayesinde bilim insanları artık 180 yıla kadar eski mantar örneklerinden yüksek kaliteli genom verileri elde edebiliyor.

Araştırmacılar, eski mantar koleksiyonlarının önemli bir genetik kaynak haline geldiğini belirtirken, mantarların yalnızca ekosistem için değil tıp alanında da büyük önem taşıdığını vurguluyor. Penisilin ve statin gibi önemli ilaçların kökeninde de mantarlar bulunuyor.

Kaynak İHA
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum
YORUM YAP

Seç