ABD’de uygulanan deneysel bir CAR T hücre tedavisi, ileri evre hepatoblastom tanısı konulan 3 yaşındaki bir çocukta dikkat çekici sonuç verdi.
21 Eylül 2026 - 18:29
3 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN İLERİ EVRE KANSERİ DENEYSEL TEDAVİYLE TAMAMEN YOK OLDU
Kemiklere ve akciğerlere yayılan, ameliyat ve üç farklı kemoterapi tedavisine rağmen tekrarlayan kanser, iki CAR T hücre infüzyonunun ardından tespit edilemez hale geldi. Tedaviden 12 ay sonra yapılan kontrollerde de çocukta kanser bulgusuna rastlanmadığı bildirildi. Araştırmacılar, sonucun özellikle katı tümörlere karşı geliştirilen yeni nesil CAR T tedavileri açısından umut verici olduğunu ancak bulguların şimdilik tek bir hastaya dayandığını vurguluyor.
KANSER KEMİK VE AKCİĞERLERE YAYILDI
Baylor College of Medicine ve diğer kurumlardan bilim insanlarının çalışmasına konu olan çocuğa hepatoblastom tanısı konuldu. Çocuklarda görülen nadir bir karaciğer kanseri olan hepatoblastomun kemiklere ve akciğerlere kadar yayıldığı belirlendi.
Doktorlar hastalığı kontrol altına alabilmek için cerrahi müdahalenin yanı sıra üç farklı kemoterapi tedavisi uyguladı. Ancak tüm müdahalelere rağmen kanser yeniden ortaya çıktı. Bunun üzerine araştırmacılar deneysel bir immünoterapi yöntemine yöneldi.
KANSER HÜCRELERİNDEKİ GPC3 PROTEİNİ HEDEF ALINDI
Tümörden alınan örneklerin incelenmesi sırasında kanserli hücrelerde GPC3 adı verilen bir proteinin bulunduğu tespit edildi. Sağlıklı ve olgun karaciğer hücrelerinde genellikle bulunmayan GPC3’ün hepatoblastom hücrelerinde yüksek seviyelerde görülebilmesi, proteini deneysel tedavinin hedefi haline getirdi.
Araştırmacılar çocuğun kendi bağışıklık sisteminden T hücrelerini aldı. Bu hücreler laboratuvar ortamında genetik olarak değiştirilerek yüzeyinde GPC3 proteini bulunan kanser hücrelerini tanıyıp onlara saldırabilecek hale getirildi.
İKİNCİ UYGULAMADAN SONRA TÜMÖRLER TESPİT EDİLEMEZ HALE GELDİ
Hazırlanan CAR T hücreleri çocuğa sekiz hafta arayla iki ayrı infüzyon şeklinde verildi. İlk uygulamanın ardından kanserde kısmi gerileme tespit edildi. İkinci infüzyondan sonra ise vücutta kalan tümörlerin görüntüleme ve kontrollerde tespit edilemediği bildirildi.
Tedavinin üzerinden 12 ay geçmesine rağmen çocukta kanser bulgusuna rastlanmadığı belirtildi. Böylece daha önce cerrahi ve kemoterapiye rağmen tekrarlayan ileri evre hastalıkta tam yanıt elde edilmiş oldu.
Bununla birlikte araştırmacılar, 12 aylık kanser bulgusuz takip sonucunun hastalığın kesin olarak bir daha dönmeyeceği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Uzun vadeli etkinliğin anlaşılması için hastanın takip edilmeye devam edilmesi gerekiyor.

CAR T HÜCRE TEDAVİSİ NASIL ÇALIŞIYOR?
CAR T hücre tedavisi, bağışıklık sisteminin önemli parçalarından biri olan T hücrelerinin kanser hücrelerini daha etkili şekilde tanıması amacıyla genetik olarak yeniden programlanmasına dayanıyor. Hastadan alınan T hücrelerine özel reseptörler kazandırılıyor ve bu reseptörlerin kanser hücrelerinin yüzeyindeki belirli hedefleri tanıması sağlanıyor.
Genetik olarak değiştirilen hücreler yeniden hastaya verildiğinde hedef antijeni taşıyan kanser hücrelerini bulup saldırabiliyor. CAR T tedavileri özellikle bazı lösemi ve lenfoma türleri gibi kan kanserlerinde önemli sonuçlar ortaya koyarken katı tümörlerde aynı başarıyı elde etmek daha zor.
Katı tümörlerin yapısı, tümör içerisindeki hücrelerin birbirinden farklı özelliklere sahip olabilmesi ve kanserin bağışıklık sisteminden korunmasını sağlayan mekanizmalar, CAR T hücrelerinin etkinliğini sınırlayabiliyor.
YENİ NESİL HÜCRELERE IL-15 VE IL-21 DE EKLENDİ
Araştırmacılar bu engelleri aşabilmek için kullanılan CAR T hücrelerine ek özellikler kazandırdı. Hücreler GPC3 proteinini hedeflemenin yanı sıra IL-15 ve IL-21 adı verilen iki bağışıklık sinyal proteinini üretebilecek şekilde tasarlandı.
Hayvan çalışmalarında bu iki proteinin birlikte kullanılmasının CAR T hücrelerinin kanserle mücadele kapasitesini ve vücutta hayatta kalma süresini artırabileceğine yönelik sonuçlar elde edilmişti.
Tedavide kullanılan hücrelere ayrıca bir güvenlik mekanizması eklendi. Bu sistem, ciddi bir sorun yaşanması durumunda başka bir ilaç yardımıyla vücuttaki genetiği değiştirilmiş CAR T hücrelerinin hızlı biçimde ortadan kaldırılabilmesini amaçlıyor.
CİDDİ YAN ETKİ BİLDİRİLMEDİ
CAR T hücre tedavilerinde yakından takip edilen risklerden biri sitokin salınım sendromu. Bağışıklık sisteminin aşırı aktive olması sonucunda gelişebilen bu tablo, ağır vakalarda ciddi ve hayati tehlike oluşturabilecek komplikasyonlara yol açabiliyor.
Araştırmacılar, 3 yaşındaki çocuğun tedavisinde sitokin salınım sendromu gibi ciddi yan etkilerin görülmediğini bildirdi. Çalışmada tam ve devam eden yanıtın sistemik toksisite görülmeden elde edildiği belirtildi.
ŞİMDİLİK TEK HASTADA ELDE EDİLEN BİR SONUÇ
Ortaya çıkan sonuç dikkat çekici olsa da tedavinin başarısının henüz genellenemeyeceği belirtiliyor. Mevcut bulgular yalnızca tek bir çocuğun tedavisine dayanıyor. Bu nedenle aynı yöntemin diğer hepatoblastom hastalarında veya farklı katı tümörlerde benzer sonuç verip vermeyeceğinin daha geniş klinik araştırmalarla belirlenmesi gerekiyor.
CARE adı verilen devam eden birinci faz klinik araştırmaya benzer karaciğer kanseri vakalarına sahip 18 ila 30 hastanın dahil edilmesi planlanıyor. Çalışmanın ana bölümünün gelecek yaz tamamlanması hedefleniyor. Daha fazla hastadan elde edilecek veriler, GPC3 hedefli yeni nesil CAR T hücrelerinin güvenliği ve etkinliği konusunda daha kapsamlı sonuçlar sağlayacak.
08 Eylül 2026 - 16:34
02 Eylül 2026 - 17:12
31 Ağustos 2026 - 20:20
31 Ağustos 2026 - 10:40
24 Ağustos 2026 - 14:48
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP