Haber Bandı Sağlık Sık gündüz uykusu demansın erken habercisi olabilir
Sık gündüz uykusu demansın erken habercisi olabilir

ABD'de yapılan bir araştırma, gündüzleri sık uyuyan yaşlılarda sonraki yıllarda demans görülme oranının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

06 Kasım 2026 - 19:25

Sık gündüz uykusu demansın erken habercisi olabilir

Öğleden sonra kısa bir uyku birçok kişi için keyifli bir alışkanlık olsa da araştırmalar, gündüz uykusunun sıklığının bilişsel sağlıktaki kötüleşmeye ilişkin bir uyarı işareti olabileceğini gösteriyor. Yeni bir çalışmada, sık sık gündüz uyuyan yaşlıların nadiren ya da hiç uyumayanlara göre ilerleyen yıllarda demans geliştirme olasılığının daha yüksek olduğu belirlendi.

995 KİŞİ 5 YIL TAKİP EDİLDİ

Araştırmacılar, ABD'de 65 yaş ve üzerindeki bireyleri kapsayan ulusal bir sağlık ve yaşlanma araştırmasının verilerini inceledi. Başlangıçta demans tanısı bulunmayan 995 kişi ortanca 5 yıl boyunca izlendi. Bu süre içinde katılımcıların yüzde 41,9'unda, yani 417 kişide olası ya da muhtemel demans geliştiği tespit edildi.

RİSK YÜZDE 48 DAHA YÜKSEK

Yaş, cinsiyet, eğitim, sigara kullanımı ve vücut kitle indeksi gibi etkenler hesaba katıldığında, her gün ya da haftanın çoğu günü gündüz uyuyanlarda demans oranının, nadiren veya hiç uyumayanlara göre yüzde 48 daha yüksek olduğu görüldü. İstem dışı gündüz uykusu olanlarda bu oran yüzde 39, gündüz 30 dakika veya daha kısa uyuyanlarda ise yüzde 40 daha yüksek bulundu.

NEDEN Mİ, BELİRTİ Mİ?

Araştırmanın gündüz uykusunun bilişsel gerilemeye yol açtığı anlamına gelmediği vurgulandı. Uzmanlara göre sık gündüz uykusu, demansa neden olmaktan çok beyindeki değişikliklerin bir göstergesi olabilir. Beyindeki nörolojik değişiklikler bilişsel işlevleri olumsuz etkilerken gündüz uyuma ihtiyacını da artırabiliyor.

GECE UYKUSUYLA BAĞLANTI

Gündüz uykusunun gece yaşanan uyku sorunlarını telafi etmenin bir yolu olabileceği, ancak gündüz uykularının da gece uykusunu bozabileceği belirtildi. Araştırmacılar, ilişkinin nedenini netleştirmek ve gündüz uykusunun değiştirilebilir bir risk faktörü olup olmadığını ortaya koymak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Kaynak İHA
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum
YORUM YAP

Seç