Haber Bandı Yazarlar Agâh ALTUNSUYU Cebimizdeki Şeytan
Agâh ALTUNSUYU
Yazara Ait Tüm Yazılar
Agâh ALTUNSUYU X (Twitter) Sosyal Medya Hesabı Agâh ALTUNSUYU Mail Adresi
Cebimizdeki Şeytan
23 Nisan 2026

Şu gerçeği baştan söyleyelim:

Ortada bir kırılma var.
Sessiz, derinden ama çok sert bir kırılma.

Bir anda olmadı.
Ama bir anda olmuş gibi hissettiriyor.

Peki neden?

Hayat zorlaştığı için mi?

Hayır.

Hayatın kendisiyle kurduğumuz ilişki bozulduğu için.

Eskiden insan kendi hayatını yaşardı.
Şimdi… başkalarının hayatını izliyoruz.

Facebook’la başladı.
Instagram’la büyüdü.
Twitter’la hızlandı.
Google’la derinleşti.

Artık sadece izlemiyoruz.

Sürekli karşılaştırıyoruz.

Kim nerede?
Kim ne yapmış?
Kim ne başarmış?

Daha gün başlamadan yoruluyor insan.

Ama mesele sadece bu değil.

Daha kritik bir şey var:

Korku.

Çünkü algoritmalar en çok neyi sever?

Korkuyu.

Korku dikkat çeker.
Korku bağımlılık yapar.
Korku satılır.

Ve seni sürekli onunla besler.

“Yalnızsın” der.
“Güvende değilsin” der.
“Kimseye güvenme” der.

Bir süre sonra insan şunu düşünmeye başlar:

Ben tek başımayım.

Ve işte o noktada başka bir şey olur.

İnsanın insana olan güveni erir.

Komşuya, topluma, şehre…

Herkese karşı mesafe koyarsın.

Güven zayıfladıkça…

İnsan güçlü olana yönelir.

Sert olana.
Keskin olana.
Otoriteye.

Aşırı sağın yükselişi, güçlü liderlerin cazibesi…

Boşuna değil.

İnsan korktuğu zaman özgürlük istemez.
Güvence ister.

Bu kadar net.

Ama işin ironik tarafı şu:

Seni korkutan şey, seni kurtaracakmış gibi sunuluyor.

Ve sen buna inanıyorsun.

Çünkü artık kendi hayatınla bağın zayıflamış.

Kendi deneyimin yok.
Kendi temasın yok.

Sadece ekran var.

Sadece akış var.

Sadece başkalarının hayatı ve sana servis edilen korkular var.

Bugünün insanı bu yüzden mutsuz.

Çünkü kendi hayatını yaşamıyor.

Ve daha kötüsü…

Kendi hayatına güvenmiyor.

Belki de çözüm çok karmaşık değil:

Biraz geri çekilmek.
Biraz yavaşlamak
Biraz bakmamayı öğrenmek.

Ve en önemlisi…

Cebimizde taşıdığımız o şeyi fark etmek.

Çünkü o…

Sadece bir uygulama değil.
Sadece bir ekran değil.

O…

Seni senden uzaklaştıran,
korkuyla besleyen,
başkalarının hayatını sana gerçek gibi gösteren
algoritmaya dayalı bir yazılım

Yani açık konuşalım:

Cebimizde taşıdığımız şey…

Masum bir iletişim aracı değil.

Bazen en sessiz haliyle bile bizi yoldan çıkarmak için doğru zamanı bekleyen bir şeytan

Agâh Altunsuyu


Seç